“Eğitim-Bir-Sen olarak gücümüzü bu milletin geleceği için kullanıyoruz”


Bu haber 2020-09-28 09:22:59 eklenmiş ve 907 kez görüntülenmiştir.

Basın mensupları ile sendika binasında bir araya gelen Eğitim Bir-Sen Amasya Şube Eğitim Bir-Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı; “Eğitim-bir-sen olarak gücümüzü eğitim-öğretimin gelişmesi ve eğitim çalışanları arkadaşlarımızın mutluluğu, huzuru ve bu milletin geleceği için kullanıyoruz.”dedi.

Camcı basın mensuplarına yapmış olduğu açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Eğitim Bir sen  olarak  Temmuz ayı mutabakat sayılarına göre genelde  428.571 üye sayısı , diğer bütün sendikaların toplam 357.244 üye sayısı ile tekrar güçlü bir şekilde yetkili sendika olarak  kayda geçmiş ve Amasya’da 2.451 üye ile  yetkili sendika olarak yoluna devam etmektedir.

Bu vesile ile emeği geçen herkesi tebrik ediyor teşekkürlerimi sunuyorum Eğitim-bir-sen olarak gücümüzü eğitim-öğretimin gelişmesi ve eğitim çalışanları arkadaşlarımızın huzuru, mutluluğu ve bu milletin geleceği için kullanıyoruz kullanmaya da devam edeceğiz.

“TÜRKİYE'NİN KÜRESEL GÜÇLERE KARŞI DİRENCİNİ MÜCADELESİNİ ANLAMLI BULUYOR VE DESTEKLİYORUZ”

Camcı, “Toplumların gelişmesi güçlenmesi eğitim-öğretim durumlarının gelişimi ile doğrudan alakalıdır. Ülkemizin Dünya küreselinde önemli bir yerde bulunması ve fonksiyonel bir konumda olması milli ve değerlerimize bağlı bir eğitim sistemi anlayışıyla ancak mümkündür. Eğitim özü itibarîyle ülkeleri geleceğe taşıyacak kadroları yetiştirme işidir bizde Eğitim-Bir-Sen olarak, Eğitimi ve eğitim sistemini eğitimdeki sorunları incelerken bu Pencereden bakıyoruz Türkiye' nin tarihi kültürü gelenekleri ile beraber yerli ve milli bir eğitim sistemine ihtiyaç vardır. Bugün Türkiye çeşitli bölgelerde mazlumların yardıma muhtaç olanların umudu konumundadır mücadelesi de bu yöndedir başta Doğu Akdeniz ,Suriye, Libya, Filistin sorunlarıyla Türkiye' nin ilgileniyor olması bu amaç doğrultusundadır bazı ülkelerin küresel güce karşı boyun eğmelerini dikkate aldığımız zaman Türkiye'nin küresel güçlere karşı direncini mücadelesini anlamlı buluyor ve destekliyoruz.” dedi.

“KIZILAY VE İHH VASITASIYLA 20 BİN LİRA YARDIMDA BULUNDUK, KAN BAĞIŞI KAMPANYASI DÜZENLEDİK”

Camcı konu ile ilgili yaptığı açıklamada; “Bunu eğitim ve eğitim sistemi ile beraber değerlendirdiğimiz zaman birlik ve beraberliğimizin sağlama açısından bu bilincin oluşmasıda önemlidir. Ayrıca eğitim sisteminin ve eğitimin gelişiminde eğitim çalışanlarının motivasyonu mutluluğu ve huzuru önemlidir. Amasya özelinde eğitim öğretime baktığımız zaman genel anlamda çok büyük sorunlarımız yoktur ve önümüzdeki dönem eğitim öğretim faaliyetlerinin daha düzenli sistematik biçimde işlerle buluşacağını düşünüyoruz. Ülkemiz pandemi süreci ile ilgili bir seferberlik halindedir Bu Seferberlikte eğitim çalışanlarının çok büyük kafası vardır Ben arkadaşlarımı bu yönü itibariyle tebrik ediyorum ancak bununla beraber yaşanılan sorunlar vardır yetkili birimlerimizin ve yöneticilerimizin bu sorunları çözmesini bekliyoruz eğitim öğretim pandemi sürecinde  “Bazı öğrencilerin hiç, bazı öğrencilerin oldukça az uzaktan derslere katıldığı dikkate alınarak öncelikli olarak öğrencilerin bilgi ve beceri düzeyi tespit edilmeli, öğrencilerin bilgi ve beceri düzeyine uygun olarak telafi eğitimi programı hazırlanmalı, öğrenci seviyesini dikkate alan okul bazlı telafi eğitim programları hayata geçirilmelidir”Her zaman eğitim kurumlarımıza ve eğitim çalışanlarımıza  destek olduk pandemi sürecinde de eğitim kurumlarımızın maddi imkanları da göz önünde bulundurularak bütün kurumlarımıza birer adet el dezenfektan standı hediye ediyoruz biliyoruz ki bu süreçte Maske ve mesafe yanında temizlik ve hijyen kuralları da çok büyük önem arz etmektedir. Yine bu süreçte eğitim çalışanlarının yaşamış olduğu sorunları gündem yaparak çözümü noktasında önemli rol oynadık çünkü normal düzende seyreden bir eğitim-öğretim işleyişi yoktu bununla beraber sorunların olması da doğaldır Bizim de çözüm noktasında devreye girmemiz gerekiyordu ve girdik Ücret kayıplarının telafisi yeni atanan öğretmenlerin göreve başlama noktasındaki mağduriyetleri eğitime bağlı diğer çalışanların mağduriyetleri Bunlar bizim gündemimizdeydi ve büyük ölçüde çözüme kavuşturuldu bunlarla ilgili sorunlar Ayrıca bu süreçte biraz önce okullarımıza el dezenfektan stantları hediye ettiğimizi söyledim daha öncesinde zor durumda kalan çalışanlar ve aileler için yardım kampanyası düzenledik. Kızılay vasıtasıyla ve İHH vasıtasıyla 20 bin lira yardımda bulunduk, kan bağışı kampanyası düzenledik, iyilik kanımızda var diyerekten bu kampanyaya destek verdik ve her zaman daha fazla ihtiyaç olan kan stoğu noktasında katkıda bulunduk.”dedi.

“PANDEMİ SÜRECİNİN İŞLEYİŞİ İLE İLGİLİ ANKET ÇALIŞMAMIZA, TÜRKİYE GENELİNDE TOPLAM 9 BİN 64 ÖĞRETMEN VE 20 BİN 52 VELİ KATILMIŞTIR.”

Yine eğitim-öğretimin işleyişi noktasında Pandemi süreci nasıl yürütülmelidir konulu Türkiye geneli bir anket uyguladık bununla ilgili raporlarımızı hazırladık ve ilgili makamlara teslim ettik “Özellikle Mart ayı sonrası eğitimin nasıl gerçekleştirildiği, öğretmen ve öğrencilerin uzaktan eğitime katılma düzeyinin tespit edilmesi konusu oldukça önemlidir. 

Salgında online/uzaktan eğitimde eğitimin niteliği, içeriği, nasıl yürütüldüğü ve öğretmen ile öğrencilerin iletişimi gibi hususlar tartışmalara konu olsa da sonrasında bu konulara yeterli derecede dikkat çekilmedi. Salgın sürecinde öğrencilerin eğitimine yönelik endişelerin Türkiye’ de ne kadar tartışıldığına ve Millî Eğitim Bakanlığı’ nın bu konuda ne kadar etkin politikalar geliştirdiğine bakıldığı zaman maalesef, bu konuda yeterli araştırmaların yapılmadığı ve yeterince etkin politikaların geliştirilemediği görülmektedir. Temel amacımız, devam eden bu süreçle birlikte eğitimdeki aksaklıklara ve temel sorun alanlarına işaret ederek salgın sürecinde okulların daha güvenli bir şekilde açılmasını sağlama noktasında çözüm önerileri sunmaktır” Bu araştırmaya Türkiye genelinde toplam 9 bin 64 öğretmen ve 20 bin 52 veli katılmıştır.”Uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin yüzde 75,7’si öğrencileriyle belirli aralıklarla canlı ders yaptığını belirtmiştir. Araştırmanın satır başları şöyle: Araştırmada, uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin yüzde 75,7’si öğrencileriyle belirli aralıklarla canlı ders yaptığını belirtmiştir. Bu bağlamda öğretmenlerin öğrencileriyle canlı ders yapma oranlarının artması, öğrencilerin okulla olan bağlarının güçlenmesine ve motivasyonlarının artmasına da katkıda bulunacaktır.Çocuğu ortaokulda olan veliler (yüzde 77,8) ile ortaöğretimde olan veliler (yüzde 73,5), çocuğu ilkokulda olan velilere (yüzde 63,3) göre daha yüksek oranda, çocuğuyla öğretmen(ler)inin belirli aralıklarla canlı ders yaptığını ifade etmiştir. Araştırmaya katılan velilerin yüzde 14,5’i, öğretmenlerin yüzde 14,8’i bu sonbahar döneminde yüz yüze dersler için öğrencileri okula göndermeyi güvenli bulurken, velilerin yüzde 70,9’u ve öğretmenlerin yüzde 78,8’i okulların açılması konusunda kaygılarını ifade etmiştir.Velilerin yüzde 70,6’sı,öğretmenlerin yüzde 63,8’i okullar açılmadığında ve uzaktan eğitim yapıldığında öğrencilerin eğitimlerinden geri kalacağını ifade etmiştirBu süreçte velilerin yüzde 70,6’sı okullar açılmadığında ve uzaktan eğitim yapıldığında öğrencilerin eğitimlerinden geri kalacağını ifade ederken, yüzde 13,8’i ise öğrencilerin eğitimlerinden geri kalacakları ifadesine katılmadıklarını; öğretmenlerin yüzde 63,8’i okullar açılmadığında ve uzaktan eğitim yapıldığında öğrencilerin eğitimlerinden geri kalacağını belirtirken, yüzde 18,9’u ise bu düşünceye katılmadığını kaydetmiştir. Okula servis ya da toplu taşıma ile gelen öğretmenlerin (yüzde 86,2), servis ya da toplu taşıma ile gelmeyenlere göre, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ ndeki öğretmenlerin (yüzde 83,2) ise diğer bölgelere göre kaygı düzeyi çok daha yüksektir. Ayrıca veliler arasında çocuğu/çocukları okula giderken servis/toplu taşıma kullananların kaygı düzeyi servis/toplu taşıma kullanmayan öğrencilerin velilerine göre daha yüksektir. Cinsiyete, yaşa, mesleki deneyime, çalışılan okul kademesine ve bölgelere göre canlı-senkron ders yapma oranı anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Canlı ders yapan erkek öğretmen oranı (yüzde 78,2), kadın öğretmen oranından (yüzde 73,2) daha yüksektir. Belirli aralıklarla canlı ders yapma oranı 21 yıl ve üzeri deneyime sahip öğretmenlerde yüzde 73 iken, 16-21 yıl mesleki deneyime sahip olan öğretmenlerde yüzde 78,5’tir. İlkokullarda öğretmenlerin yüzde 65,9’u belirli aralıklarla canlı ders yaptığını ifade ederken, ortaokul öğretmenlerinde bu oran yüzde 82,3, ortaöğretim öğretmenlerinde ise yüzde 81,6’dır. 6-10 yıl arası mesleki deneyime sahip öğretmenlerin yüzde 92,3’u canlı derslerine katılmayan öğrencilere yönelik olarak ek canlı ders yaptığını, ödev verdiğini, ders ile ilgili doküman gönderdiğini veya diğer yöntemleri kullandığını belirtmiştir. Kademelere göre bakıldığında, ilkokul öğretmenlerinin yüzde 95,7’si, ortaokul öğretmenlerinin yüzde 90,4’u ve ortaöğretim öğretmenlerinin yüzde 88,3’u canlı derslerine katılmayan öğrencilere yönelik olarak ek canlı ders yaptığını, ödev verdiğini, ders ile ilgili doküman gönderdiğini veya diğer yöntemleri kullandığını söylemiştir. Uzaktan eğitim sürecinde televizyona erişim konusunda velilerin yüzde 28’i, cep telefonuna erişim konusunda yüzde 50’si, internete erişim konusunda yüzde 50’si ve bilgisayara erişim konusunda ise yüzde 48’i sorun yaşadıklarını vurgulamıştır.”dedi.

EĞİTİM BİR-SEN AMASYA ŞUBE BAŞKANI KEREM CAMCI; ÖNERİLERDE BULUNDU

-Öğrenme kayıpları tespit edilmeli, öğrencilerin bilgi ve beceri durumlarına uygun telafi eğitimi programı uygulanmalıdır. Öğrencilerin önemli bir kısmının canlı derslere katılmadığı dikkate alındığında, öğrenme kayıpları hem okullara göre hemde aynı okul içinde farklılaşmaktadır. Bazı öğrencilerin hiç, bazı öğrencilerin oldukça az, uzaktan derslere katıldığı dikkate alınarak öncelikli olarak öğrencilerin bilgi ve beceri düzeyi tespit edilmelidir. Öğrencilerin bilgi ve beceri düzeyine uygun olarak telafi eğitimi programı hazırlanmalıdır. Ülke genelinde herkesin takip edeceği ortak telafi eğitimi programı yerine öğrenci seviyesini dikkate alan okul bazlı telafi eğitim programları hazırlanmalıdır.

-Öğretmenler, öğrencileri ile canlı dersler yapması konusunda motive edilmeli ve desteklenmelidir. Uzaktan eğitime bir süre daha devam edileceği dikkate alındığında, öğretmenlere yönelik uzaktan eğitimde etkin öğretim yapmaya yönelik destekleyici çalışmalar yapılmalıdır. Buna ilaveten, öğretmenlerin öğrencileri ile canlı dersler yapması teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.

-Öğrenciler canlı derslere katılım konusunda motive edilmeli ve desteklenmelidir. Öğrencilerin birçoğunun uzaktan eğitimdeki canlı derslere katılmadığı ve uzaktan eğitimin bir süre devam edeceği dikkate alınarak öğrencilerin canlı derslere katılımı konusunda ailelerin çocuklarını motive etmesi ve teşvik etmesi gerekmektedir. Bunun için öğretmenler ve aileler arasında etkin bir iletişim kurulmalı, çocuklarını derslere yönlendirme konusunda desteklenmelidirler.-Öğrencilerin uzaktan eğitime daha etkin bir şekilde katılımını sağlamak için ihtiyaç sahibi öğrencilere tablet ve bilgisayar gibi gerekli dijital araçlar ile internet bağlantısı sağlanmalıdır.

-Okulların açılma sürecinde sağlık ve güvenlik konusunda gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Öğretmenler ve veliler haklı olarak okulların açılması ile birlikte virüsün bulaşması konusunda kaygılıdırlar. Burada yapılması gereken, kaygı nedeniyle okulların kapalı kalması değil, virüsün yayılımını engelleyici önlemlerin katı bir şekilde alınmasıdır. Bunun için öncelikli olarak okulların ihtiyaç duyduğu hijyen malzemeleri ve ek temizlik personeli okullara sağlanmalıdır. Buna ek olarak, okulların fiziki mesafe kurallarını dikkate alarak sınıf mevcutları kalabalık okulların sosyal mesafeye uygun olarak okul ve sınıf ortamlarını azaltmak için gerekli önlemleri alması gerekmektedir. Dahası, alınan tüm önlemler konusunda veliler ve öğretmenler ayrıntılı olarak bilgilendirilmeli, velilerin ve öğretmenlerin kaygıları giderilmelidir.-Veliler ve öğretmenler uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin önemli bir öğrenme kaybı yaşayacağını ve duygusal olarak olumsuz etkileneceğini belirtmişlerdir. Bundan dolayı gerekli sağlık ve güvenlik önlemleri alınarak yüz yüze eğitime başlanmalıdır.

-Eğitim çalışanlarımız, salgınla mücadele sürecinde Vefa Sosyal Destek grupları ve filyasyon ekipleri başta olmak üzere, kamu hizmetinin sürdürülmesi ekseninde kamu yararının görüldüğü her alanda ve faaliyette görev almıştır. Ancak uzaktan eğitim ve yüz yüze eğitimin beraber yürütülmesinin planlandığı, eğitim çalışanlarına her zamankinden daha fazla görev ve sorumluluk düştüğü önümüzdeki günlerde öğretmenler asli görevleri dışındaki işleri yapmaya zorlanmamalıdır. Ayrıca herhangi bir hak kaybı oluşmaması için uzaktan eğitim sürecinde ders ve ek ders görevi görevleri yapılmış sayılmalıdır okullarımızın artan masraflarına karşılık mali destek yada okullara bütçe ayrılmalıdır.” ifadelerine yer verdi.   

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer DİĞER haberleri
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Hedefamasya.com'un sitesini nasıl buldunuz?
Süper
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
Hedef Amasya
© Copyright 2013 Hedef Amasya. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
eryaman eskort yahya mersin eskort yahya Dolandırıcı Yahya Götveren bonus BU SITELER ANASININ AMINI GÖRECEK YAHYA porn izle izmir sarşın escort izmir esmer escort izmir kumral escort balçova escort Betist chat odaları decoration models canlı bahis siteleri evden eve nakliyat kavacık evden eve nakliyat kartal sohbet odaları İstanbul evden eve nakliyat şifalı bitkiler karadeniz haberleri Tipobet giriş tempobet Chat istanbul escort sohbet islami sohbet